🎓 Lozan’da Öğrenci Olmak: Dayanışmayla Yeniden Canlanan Bir Hikâye
Kampüste tanıştığım bir Türk öğrenci bana Turquia1912 Lozan Türk Öğrenci Birliği’nden bahsetti ve beni dernekten diğer öğrencilerle tanıştırdı. O an, Lozan’daki öğrenci hayatımın gerçekten başladığı andı.
İsviçre’ye, Lozan’a ilk geldiğimde her şey çok düzenliydi ama aynı zamanda bana oldukça yabancı geliyordu. Dil bilmemek, yeni bir ülkeye alışmaya çalışmak ve yalnızlık… İlk haftalar gerçekten zordu. Günlük hayatta en basit işleri bile yapmak beklediğimden çok daha fazla zaman alıyordu.
Okul başladıktan sonra hayatımda önemli bir dönüm noktası yaşadım. Kampüste tanıştığım bir Türk öğrenci bana Turquia1912 Lozan Türk Öğrenci Birliği’nden bahsetti ve beni dernekten diğer öğrencilerle tanıştırdı. O an, Lozan’daki öğrenci hayatımın gerçekten başladığı andı.
Turquia1912’nin kökleri 1912 yılına kadar uzanıyor. Ancak dernek, 1985 yılından sonra uzun bir süre faaliyet göstermemiş. Yıllar sonra, derneğin izlerini titizlikle araştıran ve bu mirası yeniden gün yüzüne çıkaran kişi ise öğrenciler arasında “Ertan abla” olarak anılan Ertan Hanım olmuş. Kendisi bir öğrenci olmamasına rağmen, 2011 yılında Lozan’daki Türk öğrencilerle bu köklü geçmişi buluşturarak Turquia1912’nin yeniden canlanmasına öncülük etmiş.
Kısa sürede fark ettim ki, Lozan’da yolu bir şekilde zorlaşan, desteğe ihtiyaç duyan birçok öğrencinin yolu önce Ertan abla ile, ardından doğal olarak Turquia1912 ile kesişiyor. O, öğrenciler için sadece bir rehber değil; güven veren, birleştirici ve yol açıcı bir figür. Derneğin bugün sahip olduğu dayanışma ruhunun temelinde de bu emek yatıyor.
Bu sürecin devamı olarak Ertan abla, İsviçre’de yaşayan Türk toplumu için önemli bir dijital platform iolmaya aday olan Swissturknet’i de subat 2026'da kurdu. Swissturknet, öğrencilerden ailelere kadar geniş bir kesimi bilgilendiren ve bir araya getiren bir ağ haline gelmesi çok önemli. Böylece Turquia1912 ile başlayan dayanışma kültürü, dijital ortamda da güçlenerek devam edecek.
Dernek sayesinde daha önce Lozan’a gelmiş öğrencilerle tanıştım. Konaklamadan ders seçimlerine, resmi işlemlerden günlük yaşama kadar birçok konuda onların deneyimlerinden faydalandım. Paylaşılan bilgiler ve samimi destek, karşılaştığım sorunları daha kolay aşmamı sağladı. Yalnızlık hissi yerini güven duygusuna bıraktı. Sosyal etkinlikler ve grup çalışmaları hem dilimi geliştirmeme hem de sağlam bir çevre edinmeme yardımcı oldu.
Bugün geriye dönüp baktığımda, Lozan’daki öğrenci hayatımın bu kadar anlamlı ve sürdürülebilir olmasında Turquia1912’nin yeniden canlandırılmasının ve bu sürecin arkasındaki emeğin büyük payı olduğunu görüyorum. İsviçre’de öğrenci olmak sadece akademik bir yolculuk değil; aynı zamanda geçmişten gelen bir dayanışmanın parçası olmak demek. Lozan’a yeni gelecek öğrencilere en büyük tavsiyem: bu bağları keşfedin, soru sorun ve bu topluluğun bir parçası olun.